"Üye Girişi Yapın..."
Kullanıcı Adı
Şifre
 
Yeni Üye Şifremi Unuttum
"Anketimize Katılın..."
BAŞAK ANAOKULU İLE NASIL TANIŞTINIZ?
EL İLANI-BROŞÜR - 21 oy
ARKADAŞ TAVSİYESİ - 158 oy
BASINDA YER ALAN HABERLERDEN - 22 oy
İNTERNET SİTEMİZDEN - 71 oy
TESADÜFEN - 81 oy
DİĞER - 34 oy
"Haberlerimiz..."
Merhaba 2018
(22.1.2018 19:54:55)
"Site İçi Arama..."

Çocukça




Dünya çocuklarından 23 Nisan dilekleri   
 DÜNYA ÇOCUKLARINDAN 23 NİSAN DİLEKLERİ
 
çinli - Dünya çocuklarından 23 Nisan dilekleri    afrikalı - Dünya çocuklarından 23 Nisan dilekleri   eskimo - Dünya çocuklarından 23 Nisan dilekleri
 
hintli - Dünya çocuklarından 23 Nisan dilekleri  avrupalı - Dünya çocuklarından 23 Nisan dilekleri   japon - Dünya çocuklarından 23 Nisan dilekleri
 
 
kızılderili - Dünya çocuklarından 23 Nisan dilekleri   amerikalı - Dünya çocuklarından 23 Nisan dilekleri   arap - Dünya çocuklarından 23 Nisan dilekleri
 
 
 
 
 
ARKADAŞINA BİR ARMAĞAN GÖNDERMEK İSTER MİSİN?
 
İyi ki doğdun       selam
 
 
 
BİLİM KÖŞESİ
 
bilimin öncüleri     bilimsel deneyler   büyüteç altında
 
 
BİLİMİN ÖNCÜLERİ
 
su pompalama makinası  Galilei Galileo  mikroskop
 
 
sarkaçlar ve saatler  termoskop
 
Yaşamı
İtalya`nın Pisa kentinde 1564`de dünyaya geldi. Öğrenimini bu kentte tamamladı. Çok erken yaşlardan itibaren matematikte başarılıydı. İtalya`nın öndegelen matematikçilerinden biri oldu. Hayatı boyunca mekanik bilimi, mercekler ve astronomiyle ilgilendi, birçok icatlar yaptı. Dünyanın ve diğer gezegenlerin güneşin etrafında döndüğünü savunduğu için başı Kilise`yle derde girdi. Sonunda Kilise yetkilileri, Galilei`yi yargıladı. Ünlü bilim adamı suçlu bulundu. Görüşlerinin yanlış olduğunu açıklayarak canını zor kurtardı. Ancak tarih Galilei`nin yanındaydı. Dünyanın Güneş`in etrafında döndüğünü bugün artık herkes biliyor. Bir zamanlar Galilei`yi yargılayan Kilise bile bu gerçeği kabul etmiş durumda.

  
Teleskop
Aslında mercekleri kullanarak uzağı gören aletler Galilei`den daha önce yapılmıştı. Ancak bu aletleri, yıldızları ve gezegenleri inceleyecek kadar güçlü hale getiren o oldu. Silindirin göz dayanan kısmına ve diğer ucuna mercekler yerleştiren Galilei teleskopu bulmuş oldu. 1609 yılında yaptığı teleskopla birçok astronomik gözlem gerçekleştirdi. Bunların arasında Ay`ın yüzeyindeki kraterlerin ilk kez tespit edilmesi de vardı.

  
Jüpiter`in Uydularını Nasıl Keşfetti?
Galilei 7 Ocak 1610 akşamı, kendi yaptığı teleskobuyla Jüpiter`i incelerken, gezegenin yakınında 3 küçük ve parlak yıldız gördü. Böyle birşey beklemediği için bir hayli şaşırmıştı. Onların, diğerleri gibi birer yıldız olduğunu düşündü. Ertesi akşam yine Jüpiter`i gözlemledi. 3 küçük yıldız bu kez Jüpiter`in batısına geçmiş ve gezegene daha fazla yaklaşmıştı. O zaman bunların yıldız değil, Jüpiter`in etrafında dönen gezegenler olduğunu anladı. Sonra bu gezegenlerin bir dördüncüsünü daha keşfetti. Böylece Jüpiter`in ilk 4 uydusu keşfedilmiş oldu. Dönemin öndegelen astronomlarından Simon Marius, Kasım 1609`da, yani Galilei`den enaz 5 hafta önce 4 uyduyu keşfettiğini öne sürdü. Ama daha önce hiçbir açıklama yapmadığı için bunu kanıtlayamadı. Bilim dünyası, Jüpiter`in 4 uydusunu Galilei`nin keşfettiğini kabul eder. Ancak bu uydulara isimlerini 1614 yılında Simon Marius verdi. Uydulara mitolojiden alınan, Io, Europa,Ganymede ve Callisto adları verildi.

  

Mikroskop
Galilei teleskoptan daha küçük ölçülerde bir silindire yine mercekler yerleştirerek "occhialino" adını verdiği mikroskopu yaptı. 1619 - 1624 yılları arasında bu aletten çok sayıda üretti.
 

  

Termoskop
Galilei, 1597 yılında sıcağı ve soğuğu ölçmek için bir alet yaptı. Termoskop adını verdiği bu alet, ince ve uzun bir tüp şeklinde boynu olan, yumurta büyüklüğünde cam bir şişeydi. Şişenin tüp şeklindeki boynu , içinde sıvı olan başka bir kaba konuluyordu. Yumurta şeklindeki kısmı da elle ovuşturarak ısıtılıyordu. Eller çekildiğinde kaptaki sıvı, tüpün içinde belli bir yüksekliğe ulaşıyordu.
 

  

Sarkaçlar ve Saatler
Galilei`nin sarkaçlar üzerinde yaptığı incelemeler modern saatin ortaya çıkmasına katkıda bulundu. Bunun ilginç bir öyküsü vardır. Galilei çocukluğunda birgün kiliseye gider. Ayin sırasında uzun boylu bir adamın başı bir kandile çarpar ve kandil ileri geri sallanmaya başlar. Kilisede canı sıkılan ve ayinle fazla ilgilenmeyen küçük Galilei kandilin, yavaşlasa bile hep aynı süre içinde ileri ve geri gittiğine dikkat eder. Ünlü bilim adamı hayatının daha ilerki dönemlerinde de, sarkaçların, yani ipe bağlı ağırlıkların sallanması üzerine incelemeler yaptı. İplerin uzunluğu aynı olduğu zaman, bütün ağırlıkların sallantılarını aynı zamanda tamamladıklarını tespit etti. Eskiden saat yapımında en büyük sorun kendini yineleyen ve hep aynı uzunlukta olan bir hareket bulmaktı. Galilei`nin sarkaçlarla ilgili tespiti saatlere uygulanırsa bu sorun aşılacaktı. Bunu daha sonraki yıllarda Hollandalı bilim adamı Christian Guhens başardı ve "tik - tak, tik - tak" diye çalışan, bildiğimiz modern saati yaptı.
 

  

Su Pompalama Makinası
Galilei, Padua kentinde 1594 yılında bir su makinası için patent hakkı almıştı. Ne yazık ki bu aletin nasıl çalıştığına dair ayrıntılı bir bilgi elimizde yok. Kayıtlarda makina için şu ifade kullanılıyor: "Suyu almak ve toprağı sulamak için, kullanması kolay ve çok ucuz bir alet. Pompaları sadece bir atın yardımıyla çalıştırıyor ve toprağı sürekli olarak suluyor."
 

  

Galilei`nin Ünlü Mahkemesi
Galilei`nin yaşadığı çağda, Güneş sistemi konusunda hararetli tartışmalar yapılıyordu. Aslında bu alandaki çalışmalar yeni değildi. Milattan sonra 150 yılında Mısır`ın İskenderiye kentinde yaşayan Batlamyus, kendinden önce gelen düşünürlerin çalışmalarını gözden geçirerek, dünyanın uzaydaki konumuyla ilgili bir çalışma hazırladı. Batlamyus`a göre Dünya evrenin merkezinde yeralıyordu. Güneş ve diğer yıldızlar Dünya`nın etrafında dönüyordu. Dünya`yı evrenin merkezine koyan bu anlayış Kilise tarafından benimsendi ve yaklaşık 1400 yıl boyunca resmi görüş olarak varlığını korudu. Ancak Polonyalı Nikolas Kopernik 1530 yılında tamamladığı, "De Revolutionibus" adlı çalışmasıyla yeni bir yaklaşım getirdi. Kopernik`e göre Dünya günde bir kez kendi ekseni etrafında, yılda bir kez de Güneşin çevresinde dönüyordu. Kilise`nin bütün öğretilerini altüst eden bu yaklaşımı Galilei de destekledi. Yaptığı gözlemlerle Jüpiter`in aylarının, bu gezegenin çevresinde döndüğünü tespit etti. Bu konuları tartıştığı, "Öndegelen İki Dünya Sistemi Üzerine Diyaloglar" adlı kitabının 1632`de yayımlanması büyük yankı yaptı. Bu kitap, Güneş sistemiyle ilgili karşıt görüşleri savunanların ağzından yazılmış bir tartışmaydı. Bir anlamda bardağı taşıran damla olmuştu. Katolik Kilisesinin yetkilileri Galilei`yi Vatikan`a çağırdılar. Ünlü bilim adamı, din adamlarının oluşturduğu bir mahkeme tarafından yargılandı. Suçlu bulundu. Dünyanın güneşin etrafında döndüğü yolundaki görüşlerini resmen yalanlamaya zorlandı. Yaklaşık bir yıl süreyle sürgüne yollandıktan sonra evine dönmesine izin verildi. Ancak zaman Galilei`yi haklı çıkardı. Günümüzde, Kilise de dahil olmak üzere herkes, Dünya`nın ve diğer gezegenlerin Güneş`in etrafında döndüğünü kabul ediyor.

  

Kronoloji
1564 İtalya`nın Piza kentinde dünyaya geldi.
1594 Kendi icat ettiği bir su pompalama makinası için patent aldı.
1597 Isı ölçen termoskopu icat etti.
1609 Teleskobu yaptı.
1610 Ocak ayında Jüpiter gezegeninin 4 uydusunu keşfetti.
1610 Toscana büyük dükünün baş matematikçisi oldu.
1619 Mikroskopu icat etti. Sonraki beş yıl boyunca çok sayıda mikroskop yaptı.
1632 "Öndegelen İki Dünya Sistemi Üzerine Diyaloglar" adlı kitabını yayınladı.
1632 Ekim ayında Vatikan`a çağrıldı ve Güneş sistemiyle ilgili görüşleri nedeniyle Kilise`nin üst düzeyli yetkilileri tarafından yargılandı.
1633 Sürgüne gönderildiği Siena kentinden evine dönmesine izin verildi.
1642 78 yaşında öldü.

 
 
 
 MÜZİK BİLGİSİ
 
 Beethoven’ın Bonn’da doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği ev   Beethoven’ın Bonn’da müze olan evindeki piyanosu  Ludwig van Beethoven kırklı yaşlarında
 
Beethoven`in Bonn`da doğduğu  Müze olan evindeki           Ludwig Van Beethoven
 ev. Şu an Müze                          pianosu                             kırklı yaşlarında
 
 

Ludwig van Beethoven

Ludwig van Beethoven 1770 yılında Bonn’da mütevazı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. İlk müzik öğretmeni babasıdır. Alkolik bir müzisyen olan babasının Beethooven’a piyano eğitiminde çok sert ve acımasız davrandığı bilinir. Mutsuz bir çocukluk geçiren Beethoven, küçük yaşlarda ailesinin geçimine katkıda bulunmak için kilisede piyano çalarak çalışmaya başlamıştır.

1792 yılına Viyana’ya giden Beethoven klasik müziğin ünlü bestecisi Joseph Haydn’ın yanında çalışmaya başladı. Joseph Haydn kısa sürede Beethoven’ın üstün yeteneğini fark etti ve her konuda ona destek oldu. Beethoven, başlarda besteci olarak değil piyanist olarak adını duyurdu. Daha sonra yaptığı bestelerle klasik müziğin 19. yüzyılın sonuna kadar yaşayan tüm müzisyenlerini etkiledi.

Beethoven’ın dokuz senfonisi, beş piyano konçertosu, bir keman konçertosu, bir piyano, keman ve çello için üçlü konçerto, otuz iki piyano sonatı ve birçok oda müziği eseri bulunmaktadır. Sadece bir opera, Fidelio, bestelemiştir. İlk senfonisini 1800 yılında yapmıştır. 3. senfonisini, Eroica olarak da bilinir, Napolyon’a Avrupa’ya demokrasi getirdiği için adamıştır. Ancak daha sonra Napolyon kendini İmparator ilan ettiğinde bu adamayı geri almıştır. 9. senfoni ise en çok bilinen ve bugün Avrupa Birliği marşı da olan en çarpıcı senfonisidir.

Beethoven çok titiz çalışan bir müzisyendi. Müziği, ifade gücü ve teknik olarak çok üst seviyedeydi. Beethoven, Haydn ve Mozart’tan devraldığı prensipleri geliştirdi, daha uzun besteler yazdı ve daha tutkulu, dramatik eserler oluşturdu. Özellikle Op. 109 piyano sonatıyla Klasik müziğin Romantik Dönemini başlatmıştır.

Yaşamı boyunca sağlık problemleri çeken Beethoven 1801’de işitme problemleri yaşamaya başlamış ve 1817’de tamamen sağır olmuştur. Bu dönemden sonra sağırlığı müzik yaşamını hiçbir şekilde etkilememiştir. Hatta hepimizin çok iyi bildiği 9. senfoniyi sağırlık döneminde bestelemiştir.

1827 yılında 56 yaşındayken dünyaca tanınan bir besteci olarak ölmüştür ve cenazesine otuz bine yakın insan katılmıştır.

Beethoven`ın yaşamı hakkında bilgi sahibi oldunuz. Peki, Beethoven`ın müzik tarihindeki yerini biliyor musunuz? Beethoven ve eserleri hakkında daha çok bilgiyi Neden Önemli? bölümünde bulabilirsiniz.

 

 

Beethoven sanat hayatı boyunca senfoni, konçerto, piyano sonatı, yaylı çalgılar dörtlüsü, oda müziği, opera gibi klasik müziğin hemen hemen her dalında eserler vermiştir. Klasik müziğin Klasik Dönem bestecilerinden olan Beethoven, kendisinden sonra gelen Romantik Dönemi başlatmış ve günümüze kadar birçok müzisyeni derinden etkilemiştir.

Eser verdiği tüm müzik biçimlerinde (senfoni, konçerto, sonat ve diğerleri) bu biçimleri değiştiren dönüştüren ve gelecek dönem bestecilerine ilham veren katkılarda bulunmuştur.

Beethoven’ ın müziği, dramatik derinliği olan çoşkulu niteliktedir. Bestecinin her eseri yoğun bir emek ve titizlik ürünüdür.


İleride de göreceğiniz gibi Beethoven, müzik dünyasında eserleri en çok seslendirilen bestecilerden biridir.